17 Ekim 2010 Pazar

Ta ta ta tammmm ev bulduuuk

Ev bulduk. Aslında bu ev ilk bulduğumuz evlerdendi. Pek beğenmiştik de, ev için şirketin verdiği bütçemizin tamamını kullanmamız gerekiyordu. (eşyalara para kalmıyor) Bir yandan başka evlere bakıp hiçbirini sevemezken bir yandan da bununla pazarlık etmeye çalışıyor ve reddediliyorduk. Ara ara da önünden geçip geçip bakıyorduk, iyi mi keyfi yerinde mi diye. Seni uzaktan sevmek aşkların en ekonomiği!!


Bir de hala aklımızı kurcalayan Marina bölgesinde kalma alternatifi vardı. Şu anki otelimizin olduğu bölge. Yürüyerek, restaurantlar, alışveriş merkezleri, marketler falan filan. Baya şenlikli bir bölge. Burada bahçeli ev yok ve biz özellikle Poyraz'ı düşünerek bahçeli ev olsun istiyorduk fakat buraya geldiğimde konuştuklarım burda hava bahçeyi kullanmaya çok izin vermiyor, pek anlamı yok falan deyince, offf aklımız karıştı. İnatla burada ev bakmadık ama aklımızın bir kenarında acaba duruyordu.

Bu acabaya en güzel cevap dün Poyraz'dan geldi. Yine ev bakarken... Baktığımız evlerden birinin karşı tarafında park gibi bir yer vardı. Emlakçıyı beklerken oraya gittik. Biz parka yoldan yürümeye çalışarak girdik fakat girer girmez Poyraz çimlere basmak istedi. Yoldan bizi hiç yürütmedi. Hem çimlerde koştu (koştu derken, ele koştuk tabi ki. kuşlaar,çiçekleeer, laay laay lommm) ve mutluluktan kahkahalar attı. (annem kesin her zaman dediği gibi 'bu çocuk doğayı çok seviyor' demiştir şimdi)

Dün herşeyden mutsuzluk çıkarma günümdeydim. Çocuk günlerdir 4 duvar arasında, otel-alışveriş merkezi dışında birşey görmüyor, bir çime hasret kalmış diye karalar bağladım. Erol da, yürüyen merdiven görünce de koşuyor, değişik geldi mutlu oldu, trajedi yaratma dedi bana. Ama olsun ben negatif günümdeydim, trajedimi içimde büyüttüm. İşin duygusal boyutu bir yana evet, adam gibi bahçesi olan bir ev tutacaktık. (hayatımızda bahçeli bir evde bir daha zor otururuz üstelik) Aslında bunu da artık biran önce yapsak iyi olurdu.


Erol bu sabah aradı, ev sahibi indirim yapmıyor ama (o fiyatı veren başkaları da var, biliyorduk) bizi kabul ediyor dedi. Başka hiçbir evi o kadar sevememiştik. Gönül bu, ucuza da konar pahalıya da, bu sefer bunu seçti. Yere 2 minder atar, yaşar gideriz artık. Bir terslik çıkmazsa evimiz olacak nazlı kızın bahçesinden bir foto aşağıda!

Bekleriz efendimmmm



3 yorum:

Hülyanın Tunası dedi ki...

cehennem sıcağı kışın biraz hafiflerse mis gibi tüm gün dolanırsınız ayol bahçede. o bile yeter adama. bahçeli evim var hissi bile güzel. güle güle oturun.

Adsız dedi ki...

bayildim. ışıl ışıl aydınlık bir ev. insanın içinin kararmasına izin bile vermez. cok sevdim cok sevindim. gulsum.

Adsız dedi ki...

Merhaba. Kısa bir süre sonra Dubai' ye taşınacağım eşimin işi dolayısı ile. Şimdiden nerede yaşayabilirim diye araştırıyorum. 1 yıllık evliyim ve çocuğum yok. Sakinliği severim. Komşuluk çok önemlidir. Nerede oturabilirim fikir verebilir misiniz? Türk expatlar daha çok hangi bölgeleri tercih ediyor?