4 Ekim 2010 Pazartesi

dubai ilk izlenim

benim için dubai otel odamız ve yakınlardaki alışveriş merkezinden ibaret. onları anlatacağım şimdilik. israil'deyken ödev yapar gibi çalışmıştım, tarihine falan. burda daha hiç birşey okumadım dubai ile ilgili. yapayım ama başlayayım, ilginç şeyleri buraya da yazayım

neyse otel odası ve alışveriş merkezi perspektifinden dubai

- sıcaaaaak, hala çok sıcak, dışarı çıkmak akıl işi değil
- bizim bölgede (marina) deli gibi gökdelenler var. garip mimarili ve gökdelen olmayan yerde de gökdelen inşaatları. ama herşey son derece düzenli, muntazam (ikisinin anlamı aynı mı bilmiyorum, muntazam pek güzel vurguluyor gibi geldi)
- burdaki alışveriş merkezi küçüklerden biriymiş ama gayet büyük. şık. ama fiyatlara ürünlere falan bakmadım sadece süpermarketi gezdim bir de oyuncakçıdan (early learning center)poyraz'a türkiyedeyken beğendiğim ama taşıyamayız diye almadığım bir oyuncağı (traktööör)aldım
- süpermarkette herşey ingilizce. hatta yerli olsan ,ingilizce bilmesen işin zor ve herkes ingilizce konuşuyor. bölge ile de ilgili tabi ama bu kadarı da ilginç bence...
- süpermarket süper. herrrşey var. israil'den sonra tam bir bolluk ülkesi. bir de otele taşımana yardım etme servisi var ki bize iyi oluyor.
- alışveriş merkezinde çocuk/bebek oyun alanı var. İsrail'de çok sevdiğim diada gibi (ama burası çok temiz anne) Çok sevindim görünce. Ama şimdi hastalığımız başka yavrulara bulaşmasın diye gidemiyoruz. Haftaya başlarız)
-sıcak dedim ama şöyle bir sorun da var kapalı yerler de çok soğuk. poyraz'ı alışveriş merkezine girerken, girdiğimiz saniye ve santimetrede, giydirip, çıkarken de aynı hassasiyetle soyuyoruz. nasıl hasta olmuyorlar burda bilmiyorum. kışık kıyafetlerimi getirsem olurmuş (anne, odada klimayı açmıyoruz, ilk geldiğimizde çok soğuktu, kapattık hemen, hala çok ısınmadı, yalıtım iyi bir de güneş almıyor herhalde ondan, gözünaydın)
- aa bir de şortlu, dekolteli falan bir sürü kadın gördüm, yine bu bölgeye özel olabilir ama kıyafet olayı baya serbest galiba. ama nasıl giyilir şort anlamıyorum. kapalı yerlerde donuyorum ben. değiş tonton deyip mevsimi değişen kıyafet lazım burda bana.

rezalet ama şimdilik bu kadar

5 yorum:

selen dedi ki...

anneye notlar süper :)
takipteyim banu!

Banu Özçelik dedi ki...

aa selen, adını öğrendim blog sayesinde bak :)) annem aradı hemen soğuk yerlere sokma çocuğu diye. iyi mi ettim bu blog işinde kötü mü bilmem :))

sirâr dedi ki...

Banu, bir arkadaşım Katarda yaşıyor ve neredeyse aynı anlattığı şeyler. Sanırım geçmişte batı sömürgesi olmasından dolayı tamamen batı ülkelerine benziyor körfez ülkeleri. Kreşler vs konusunda çok çok iyi örnekler olduğundan bahsetmişti arkadaşım. Amerika ve Avrupadakilere eşdeğer nitelikte. Herneyse umarım seversin yaşadığın yeri. Kolaylıklar, sevgiler.

ulku dedi ki...

"degis tonton" :) hatirliyorsun demek?

Banu Özçelik dedi ki...

sirar, tesekkurler. dedigin gibi bati tarzi yasami yurutmeye calisiyorlar. bunda cok expat yogun ulkeler olmasinin da etkisi vardir herhalde.bugun bir brosur okuyordum, dubai kulturunde hosgoru hakimdir ama siz yine de fazla deri gosteren seyler giymeyin saygi acisindan yaziyordu :) yani farkli kulturler bir arada yasiyor sanirim. ama yine de ırkçılık falan varmış. neyse çalışayım yazacağım hepsini :) ülkü, hatırlamaz mıyım!! oyuncaklarımız vardı evde.kadın tontonun çiçeğinin ucu yenmişti hatta. :)