8 Mart 2012 Perşembe

Dunyayi Degistirebilecegine Inanmak

Turkiye'den donerken Poyraz'in kresindeki 3 ogretmenine ve okulun idari islerine bakan ve Poyraz'in cilgin aglama doneminde bana psikolojik olarak cok guzel destek veren Michelle'e, Ipek Hanim'in Ciftliginden mis kokulu hediyelik sabunlar alip getirdim. Cok hoslarina gitti. Aradan 1-2 hafta gectikten sonra dun Michelle bana bir zarf verdi, agzi kapali. Bir kart var icinde dedi. Poyraz'i almis eve goturuyordum. Sonra bakabildim. Sabun icin tesekkur karti yazmis. Ne kadar hosuna gittigini, kendisini simarttigini falan. O kadar sevdim ki kart yazmasini. Bana tesekkur etmesini falan degil de sozcuklerle yetinmeyip boyle bir incelik de yapmaya ugrasmasini. Yani isin benle ilgili kismini degil, onla ilgili kismini. Hayati guzellestirme motivasyonunu.

Boyle kadinlar var. Mesela Dubai'de Pinar diye bir arkadasim var. Evine gitseniz, her santimetrekaresine dokunmustur evinin. Bir sofrasina otursaniz, 5 dk da hazirlaniveren bir sofra ne kadar siirsel gorunur anlarsiniz. Gulsum de oyledir mesela, universite arkadasim. Birak kendi evini benim evimi bile guzellestiriverir gelince. Bize yemege geldiyse ve masayi onunla topluyorsak benim kendi kendime topladigimdan daha temiz ve duzenli oluverir her yer. Pinar'in annesi ve hatta anneannesi de oyleymis, ben tanismadim ama taniyan biri soyledi. Enerji ve yasama motivasyonu dolu. Gulsum'un annesi de oyledir. Guclu ve hayatindaki insanlarin yasamina dokunan bir kadindir.

Biraz 'travma sonrasi (stres degil ama) cosku bozuklugu' biraz lustral etkisi galiba cook uzun zamandir ilk kez ben de kendimde o motivasyon ve gucu buluyorum. Bunun kalici olmasini ve bu duygunun Poyraz'a da gecmesini istiyorum. Hayati, dunyayi degistirebilecegine inansin istiyorum. Bu inanc, iyi amaclara hizmet ederse mutlaka mutlaka hayata bir guzellik katar.


Dunyada daha buyuk seyler icin mucadele vermis ve bir arkadasinin mutfagindan cok cok daha buyuk seyleri degistirmis kadinlar da var elbet. Neyse ki var. Herseye butun engellemelere ragmen, kendinde degisim yaratma gucu bulan kadinlar. Dunya erkeklerin dunyasi deniyor bazen. Kesinlikle katilmiyorum. Su an dunyayi erkekler yonetiyor gibi gorunebilir ama bu biz kadinlar buna razi oldugumuz icin. Inancla hareket eden bir kadinin herhangi bir erkekten cok cok daha buyuk seyler yapabilecegine inancim sonsuz. Su an dunyadaki tum cirkinlikler biz kadinlar oyle olmasina goz yumdugumuz icin oyle. Goz yummamaliyiz. Elimiz her nereye uzaniyorsa oradaki cirkinlikleri ortadan kaldirabilecegimizi bilmeliyiz. Bu yemek masamizsa o da olur, onu onemsemiyorsak ne bileyim mahallemizdeki ac kedilerin durumu mesela. Yaptigimizi kucumsememeli ama elimizin aslinda daha otelere de uzanacagini da hep bilmeliyiz. Hic bir sey yapamiyorsak, eger anneysek buna inanan cocuklar yetistirmeliyiz. Biz degistiremezsek bizden sonraki nesil, o olmazsa ayni inanci tasiyan bir sonraki nesil buyuk degisimler yaratacak. Biz dogru tohumlari atmaliyiz.

Bunlari dusunup dururken bu sabah okudugum kitapta (Terry Eagleton- Ideoloji - Ayrinti Yayinlari) rastgeldigim su paragraf cok anlamli geldi:

'Ideolojik acidan hic kimseye 'su katilmamis bir budala' denemeyeceginin bir kaniti da 'ikinci sinif' diye nitelenen insanlarin aslinda 'ikinci sinif' olmayi ogrenmek zorunda kalmalaridir. Bir kadin ya da somurge tebasi icin, yasamin asagi bir formu olarak tanimlanmak yeterli degildir: ayni zamanda, onlara bu tanimin etkili bir sekilde ogretilmesi ve onlardan bazilarinin bu surec icerisinde parlak mezunlar olarak sivrilmesi gerekir. Insanlarin kendilerini ilkel ve kalin kafali durumuna dusurmede ne kadar kurnaz, becerikli ve zeki oldugunu gormek hayret verici. Bu 'edimsel celiski' kuskusuz, bir anlamda politik umitsizligin kaynaklarindan birisidir; ama ayni zamanda, kosullar uygun oldugunda, hakim duzeni yenilgiye de ugratabilecek bir celiskidir.'

Hiç yorum yok: