8 Eylül 2011 Perşembe

Kardesim 1 yildir esir

Bugun 1 yil oldu. Ilk gunler ciddiyetini anlayamadim. Ilerleyen gunlerde isin cok da basit olmadigini anlayinca bunun bir kabus oldugunu dusunmeye basladim. Uyanmayi bekledim bekledim, uyanamadim. Simdi biliyorum bu bir kabus degil gercek. Pek cok kabusumdan daha korkunc ama gercek. Kabuslarimda yaratamayacagim kadar korkunc bir gercek.
1 yildir her sabah bogazimda bir yumruyla uyaniyorum. Onun nasil uyudugunu nasil uyandigini merak ediyorum. 1 yildir her gece sizim sizim sizlayarak yatiyorum yataga. Nasil cabaladik, nelere umit bagladik, kac kere kurtulacaklar sandik. Ne cok hayal kirikligi yasadik. Kadikoy'e gitse mesela, ne bileyim siddetli yagmur baslasa 10 kere arayip iyi olup olmadigini kontrol eden ben Nisan ayindan bari kardesimden hicbir telefon almiyorum. Oncesinde aldigim telefonlar da zehir zemberek.
Bazen insanliktan, dunyadan nefret ediyorum. Bu koskaca dunyanin oradaki bir avuc insani kurtaramamasindan ve hal boyleyken buyuk buyuk konusmalar yapmasindan kendini pek bir guclu ve hayatin akisina hakim gormesinden nefret ediyorum. Sanirim bir seri katile falan donusebilirdim, icimdeki salak insan sevgisi olmasa ve daha onemlisi bu donemde dostlarimdan ve pek cok insandan inanilmaz bir destek gormesem. Bireylerin insanligina inanmaya devam ediyor ama global insanliktan nefret ediyorum! Ne demek bu, anlatmam zor ama sanirim anlamissinizdir.
Annemden hic bahsetmiyorum bile. Bir evladin nasil buyutuldugunu kendim birebir yasiyorum. Gozunden sakindiginin evladinin birileri ticaret yapacak, birileri para kazanacak diye bu durumda olmasinin insani deli edebilecegini biliyorum. Delirmedigi, sessiz bir aci icinde oldugu icin annemle gurur duyuyorum ama yuregim onun icin de cok sizliyor.
Diger 2 Turk'un eslerini biliyorum. Erol is seyahatine gittiginde bile nasil yalniz hissettigimi dusunuyor, onlar icin de kahroluyorum. Ustelik, esleri onlarin evine ekmek getirenler. Essiz ve parasiz kalmak ne zor birsey, dusundukce kendim icin uzulmeyi birakmaliyim diyorum. Ama birakamiyorum.
Gurcu bir tanidigim var. Gemideki Gurcu gemicilerden birinin babasini taniyan. Adamin saclari bembeyaz olmus son 1 yilda. Ne sucu var o
adamin, o adamin oglunun? Dunya sen ne adaletsizsin!
Ustelik biz her aksam zor dedigimiz uykulara rahat yataklarimiza yatarak, bogazimizdan gecmiyor dedigimiz lokmalarla aldigimiz kilolardan sikayet ederek, insanlarin icinde hatta gulup eglenerek yasadigimiz sikintidan boyle sikayet ediyoruz. Onlar ne yapiyor? 1 yildir!
Kardesimi cok ozledim. O benim en yakin dostlarimdan biriydi. O benim yuregimin en derin sevgilerinden biri ve biliyorum ki ben de onun.
Onsuz yalnizim, eksigim.
Ben burada herseyi gorur ve bizzat yasarken onlari hala kurtaramadigimiza inanamiyorum ve dunyaya kusuyorum. Onun orada, onu
kurtaramadigim icin bana icin icin kirildigini, kustugunu dusundukce kahroluyorum. Onun dunyayla tek bagi benim ve ben hic bir sey
yapamiyorum. Hayatimda hic bu kadar aciz hissetmemistim. Bana akil verin. Yapmadigim birsey var mi, yaparsam onu kurtarabilecegim?

Gazetelere bir yazi gonderdim. Haber yapsinlar diye. O yaziyi da asagiya kopyaliyorum. Ne yapayim ben ey dunya, nasil kurtarayim
kardesimi?


8 Eylul 2010 tarihinde Somalili korsanlar bir gemiyi ele gecirdiler. Bu gemide 3 Turk vardi, biri benim kardesim. O gunden beri neler oldu,
'haber'iniz var mi?
O gun 3 evde caldi, yakininizin calistigi gemiye korsanlar el koydu telefonu. Biri bizim telefonumuzdu, kardesin Fuat Ozcelik'in gemisine el
kondu ama cok sorun yok, yakinda kurtulurlar dediler, inandik, panik olmadik. Biri Yakup Ozturk'un esinin telefonuydu. Kocasi uzaktayken
evinde kalamadigi icin Izmir'deki ailesinin yanina gitmis ve onu beklemekte olan. Biri Mustafa Aricilar'in esinin eviydi. Yaninda babasini soran
buyuk oglu, karninda herseyden habersiz kucuk oglu.
Bu 1 yil icinde' bu 3 gemici korsanlar tarafindan belirlenen zamanlarda ailelerini aradilar. Ilk zamanlar iyiyiz diyorlardi, zamanla once gemideki
yemek ve su bitti, cok zorlanmaya basladilar; sonra dayak yediklerini, ac birakildiklarini, pislik icinde olduklarini anlattilar. Aileleri onlara
'beklemekten baska yapacak birsey yok' demek zorunda kaldi her seferinde. Geminin sahibi olan Yunanli armator iflas etti. Korsanlari parasi
olmadigina ikna etmek icin calisti, ikna olmadilar. Ikna olmadikca eziyetlerini artirdilar.

Bu 1 yil icinde bir gun ben cok merak edip gemi telefonundan kardesimi aradigimda telefonu acan korsan kardesimin bir hafta once hastalik
ve acliktan hayatinin sona erdigini soyledi. Siz hic kardesinizi kaybettiniz mi? Hem de bu sekilde? 1 hafta sonra kardesim telefon edene
kadar neler yasadigimi hayal edebilir misiniz?

Bu 1 yil icinde devlete - Disisleri Bakanligi, cumhurbaskanligi, basbakanlik, Yunanistan Turkiye Buyukelciligi, Turkiye Yunanistan
Buyukelciligi, Sn Sumeyye Erdogan- resmi veya gayri resmi kanallarla defalarca defalarca haber ilettik, telefonlar ettik, dilekceler gonderdik.
Bu 1 yil icinde devletten bize bir tek cevap bile gelmedi. Disisleri bakanligi ile yaptigimiz gorusmelerde konunun bilgileri dahilinde oldugunu
yapacak birsey olmadigini ilettiler.

Bu 1 yil icinde Gemideki diger 15 personelin ulkesi olan Gurcustan'da basin, devlet ve halk bu konuyu yakindan takip etti, yardim
kampanyalari duzenlendi, korsanlarla bile temaslar kuruldu. Ama Gurcustan kucuk ve gucsuz bir ulke oldugundan bunlar sorunu cozemedi.

Bu 1 yil icinde en son Nisan ayinda gemideki yakinlarimizdan haber aldik. Kardesim Fuat, para verilmezse 3 gun icinde olduruleceklerini
soyledi. Yakup Ozturk esine iskence gorduklerini ve para verilmezse olduruleceklerini soyledi. O zamandan beri gemiden hic kimse bir haber
almadi.

Bu 1 yil icinde Mustafa Aricilar'in 2. oglu dunyaya geldi. Bir kadin kocasinin hayatta olup olmadigindan bile emin olamayarak dogum yapti.

Bu 1 yil icinde Yakup Ozturk'un esi hala evine donemedi.

Bu 1 yilin son 1 ayinda Turkiye Somali'ye yardim kampanyasi duzenledi. Turkiye'nin kurdugu temaslarin bizim insanlarimizin kurtarilmasi icin
de faydali olmasi umuduyla konuyu Devlete tekrar ilettik, dilekce kampanyalari duzenledik (somalide3acturk.blogspot.com) basina tasidik.
Devletten hicbir resmi donus olmadi. Gayriresmi kanallardan ogrendik ki Sayin Basbakanimiz konuyla ilgilenmis ve Somali Cumhurbaskanina
bu insanlarin serbest birakilmasi ile ilgili talebini iletmistir. Sevindik, basina da haber verdik ama yetkililer basina bunu dogrulamadi. Sasirdik,
endiselendik.

Daha sonra devletin Yunanistan ile yasadigi diplomatik sorunlardan dolayi (geminin sahibi Yunanli bir sirket) bu gemiyle ilgili hicbir aksiyon almayacagini yine gayriresmi ama guvenilir kaynaklardan ogrendik. Yikildik. Cunku baska hicbir umit yok artik.

Tam 1 yildir 3 Turk Somali'de esir. Hala hayatta olduklarini umuyoruz. Kurtarmak zor ama mumkun. Yeterli duyarliligi yaratmak icin sizlerin de destegini rica ederim.

Saygilarimla,

Banu Ozcelik Goctu

Konu ile ilgili bilgilerin ozeti:
- Şirketin adı FRIO VENTURES S.A., ülkesi Yunan
- Gemi Malta bandralı, adı M/T OLIB G
- Gemideki 18 personelin 15'i Gürcü, 3'ü Türk. Türk personelin isimleri Yakup
Öztürk, Mustafa Arıcıoğlu, Fuat Özçelik (kardeşim)
- Gemi Hindistan'a dogru gitmekteyken 8 Eylul 2010 tarihinde ele gecirildi ve su anda Somali kiyilarinda

9 yorum:

Gulcin dedi ki...

of Banu cok zor. ne denir ne sizleri teselli eder bilmiyorum. hatta teselli edemeyecegimi de biliyorum. izninle bu yazini paylasabilir miyiz?

Elif Kabacaoğlu dedi ki...

Of Banu her geçen gün kalbim daralıyor benim de inan. Tanıdığım herkese anlatıyorum, acaba bir şekilde elimiz işe yarayabilecek yerlere ulaşır mı umuduyla, ama...

Sanki Fuat benim kardeşimmiş gibi içim acıyor. Kendimi senin, annenin yerine koyunca gözlerim yaşarıyor, tutamıyorum damlalr süzülüveriyor hemen, Fuat'ın yerine koyunca canım yanıyor inan.. Çok dua ediyorum sizin için. Benim hala inancım sonsuz Poyraz kuzum dayısına kavuşacak.. Bir kere daha söylüyorum lütfen yapabileceğim birşey olursa/varsa söylemekten çekinme, elimden ne geliyorsa yaparım, biliyorsun.. Seni, Poyraz'ı, tüm aileni sevgiyle kucaklıyorum.
Elif Kabacaoğlu(elif_tys)

Adsız dedi ki...

ben artık bisey soylemek yorum yapmak bile istemiyorum .Sokaklara cıkcıp bağıralım bari,bir tek bunu yapmadık .
buket

Banu Özçelik dedi ki...

Gulcin, tabi ki paylasabilirsin. Cok sevinirim. Tesekkurler.
Elifim teyzem, ne kadar cabaladigini goruyorum zaten. Bugun twitteri da dagitmissin :) cok tesekkur ediyorum sana da, nasil da duygulaniyorum boyle seylere bir bilsen.
Buketim, o benim de aklimda. Huni takip bagirmadan once taksimde bir bagirmayi deneyecegim :) ama ona gerek kalmadan gelecekler saglikla umuyorum.
Hepinize sevgiler

Evin Kedisi dedi ki...

İmza kampanyası falan başlatılsa? Medyadan insanların dikkati çekilse? Bunlar nasıl yapılabilir? Hadi bizler facebook dan poaylaşıyoruz ama herkes anlık üzülüp paylaş butonuna basıp unutacak yine.

Elif Kabacaoğlu dedi ki...

Ya hakkaten imza kampanyası gibi başlatsak? Yani Taksim'e çıksak birgün.. Yasal yollardan iznimizi alsak, böyle birşey yapılamaz mı acaba?

Pini dedi ki...

Afrika'da iç savasta mahsur kalmis ve kendi ülkesinden degil baskalarindan yardim görüp kurtulmus biri olarak sizi cok iyi anliyorum. son zamanlarda gordum ki Turkiye'de bakanlarin ilgisini çekmek için sadece ayse arman'a roportaj vermek faydali oluyor gibi gorunuyor!!!! ne yapsak da cok okunan birinin ilgisini çeksek?

Banu Özçelik dedi ki...

Evin kedisi ve Elif, Dilekce kampanyasi da ayni amaca hizmet etmez mi? Pek cok dilekce gitti bakanliga. Ayrica imza toplamak bir fark yaratir mi ki?
Evin kedisi medyada yer aldi baya. Yani fena degildi. Bugunlerde yine birseyler oluyor. Medya Develtin duyarliligini artirmak icin ise yarar diye umuyoruz. Bakalim.
Pini, size de gecmis olsun! Ne zor. Ayse Arman'a ulastik ama ondan herhangi bir donus olmadi. Biz yaziyoruz aklimiza gelen herkese ama ilgiyi yaratmak elimizden gelmiyor her zaman.
Tesekkurler herkese

banurose dedi ki...

ben de dilekceleri yazdim gonderdim, blogumda da yazdim..umarim bir faydasi olur. cok uzucu, allahim yardimci olsun sizlere.. :((